4 Şubat 2012 Cumartesi
Reklamlar ve Aldatmacaları-1
Reklamcılık endüstrisinin "reklamın iyisi kötüsü olmaz" prensibiyle hareket etmesi,onlar için sınırsız bir alanda top koşturma imkanı sağlıyor.Buna en iyi örneği cips reklamlarından verebiliriz.Huysuz Virjin'in oynadığı mısır cipsi reklamının ürünü tanıtmanın yanı sıra,kendine has davranışlarıyla da (olumsuz hal ve hareketleri) bir anda bizlere şirin gözükebiliyor.Oysaki o davranışın gerçekte saçmalıktan ibaret olduğu ve izlerken de insanın midesini bulandırdığı ortada.Bilinçli izleyicilerin olmaması bu duruma tepki gösterecek kişilerin de olmaması demektir bir bakıma.Ayrıca bu reklamdaki mısır cipsinin üzerinde yer alan haç işaretinin ne anlama geldiği de aşikar...
Genel olarak reklamların görevi bilinçsiz tüketici topluluğu yaratmak ve tüketim çılgınlığı oluşturmaktır.Reklamlarla beynimiz adeta yıkanıyor ve ertesi gün hipnozite olmuş bir şekilde o ürünün peşine düşüyoruz ihtiyaç olmadığı halde.
Son olarak kireç çözücü reklamların bariz bir şekilde tüketiciyi yanıltmasıdır.Bu olaya kendi durumumdan örnek vermek gerekirse;uzun zaman önce eve alınan çamaşır makinasını biraz kurcalayınca,makinanın üzerinde büyük puntolarla yazılmış anlaşmalı deterjan markasının altında küçük bir not düşerek,hiçbir ek kireç çözücüye ihtiyaç yoktur.Ayrıca kullanma klavuzunun son sayfalarında yine buna değinilmiş ve bu deterjanın yeterli olacağı ve alternatif bir kireç çözücüye gerek yoktur diye bir ibareye yer verilmişti.Kireç çözücü reklamlara bakınca,uzman çamaşır makinesi üreticileri bunu öneriyor diyor.Bizim kullandığımız makinenin markası da üst sırada yerini almış durumda.Burada bir çelişki var;fakat bu çelişkide kalan tüketiciler için bu problem değil.
Tüketici, bu farazi ortamın kölesi olmuş ve ne teşhir ediliyorsa satın almaya mecbur hale getirilmiş...
Olaya kısaca değindik...
Keşke medya okuryazarlığı dersine önem verilse,zorunlu hale getirilip uzman kişiler (iletişim mezunları) tarafından bu ders yeni nesillere öğretilse...
Çünkü bu büyülü ortamın kurbanları genellikle çocuklar oluyor.
20 Ocak 2012 Cuma
2012'de Akıllı Telefonlara Aklımız Duracak
Ces 2012'de tanıtılan ürünler arasında Sony'nin yeni akıllı telefonları göz doldurken;diğer firmaların da telefonları hiçte yabana atılır cinsten değil.Öte yandan Çin'in teknoloji üstü Huawai ise 2012'ye damgasını vuracak 2yeni akıllı telefonlarını dünya bültenine kısa bir biçimde duyurdu.Huawai'nin bu telefoları nispeten Samsung Galaxy S2'yi çağrıştırsa da dünyanın en ince smarphone'u olma özelliği taşıyor.Sony S006 modelinde ise 16 mp'lik kamera kullanılmış.Şuanki en yüksek mp'li cep telefonu.HTC Firması ise Salsa,Sensation,XL modellerinde yakaladığı performansı yeni telefonlarda da yakalamak istiyor.Ayrıca yeni modellerde windows işletim sistemini kullanmış;fakat androidi de ihmal etmemiş.Lg, Optimus modelleriyle çıtasını yükseltse de durağana geçtiğini görüyoruz.En son windows işletim sistemli telefonu ise cep piyasasında farklı bir boyut kazandırmış durumda.Bu piyasanın gerisinde kalan Nokia ise symbian'a alternatif olarak windows'u işletim sistemi olarak yeni model Omnia yı piyasaya sürdü.Windows 7.5 mango işletim sistemi olarak yeni telefonlara uyarlanması akıllı telefonlarda Nokia kalitesini bir kez daha gösterebilecek mi?Ve son olarak 2011'de Galaxy serisiyle satış patlaması yaşayan Samsung 2012'ye girmeden Galaxy Not'u satışa çıkardı.5.3 inç'lik ekranıyla yarı tablet yarı cep telefonu özelliğini barındıran Not'un Spen dokunmatik kalemiyle imkankızı gerçekleştirmeyi olanak sunuyor.Samsung firması Galaxy S3 ile ilgili bilgileri gizli tutarken;yine müşterilerine sürpriz yaparak ansızın piyasaya sürmeyi hedefliyor.
Cumhurbaşkanlığı Görev Süresi ve Abdullah Gül'ün Görev Süresi Kaç Yıldan İbaret?
Olay şundan ibaret;öncelikli olarak cumhurbaşkanı görev süresinin kaç yıl olduğu,daha sonra da şimdiki cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül'ün görev süresinin kaç yıl olduğu sorularına cevap bulmak.
Cumhurbaşkanlığı görev süresi 21 Ekim 2007'de yapılan referandumla 7 yıldan 5 yıla indirildi.Ayrıca cumhurbaşkanı 2 defa seçilebilecek konuma getirildi.Abdullah Gül 2007'nin Ağustos ayında cumhurbaşkanı seçilirken o zaman görev süresi 7 yıldır.Yani Abdullah Gül yedi yıllığına göreve geldi.Abdullah Gül görevinin ikinci ayında yapılan anayasa değişikliği referandumunun kabul edilmesiyle, cumhurbaşkanlığı görev süresi de değişmiştir.Bu görev süresinin değişmesi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü bağlamıyor.Bir sonraki seçimlerde bu değişiklik uygulanacak.Diğer bir ifadeyle;7 yıl görev yapan son cumhurbaşkanı Abdullah Gül'dür.
2007-2014 yılları arasında görevini ifa eden Abdullah Gül'den sonraki seçimlerde 5 yıl uygulanacak ve bir kişi iki defa cumhurbaşkanı seçilebilecektir.Cumhurbaşkanını Türk halkı seçeceği için 2014'te sandığın yolunu tutacağız.Ammavelakin bu dönem içerisinde yerel seçimlerin de yapılacağını unutmadan...
24 Aralık 2011 Cumartesi
L'attrait de la France en Arménie
The Laure of France in Armenia
Fransa'nın Ermeni Cazibesi
![]() |
| koltuk sevdası yüzünden, kendisini şebeğe çevirdi... |
22 Aralık 2011 Perşembe
Bana Herşey Yakışırda Bugün Ne Giysem?
Türk televizyonlarının son dönem yayınları ana fikirden şaşmayıp format güncellemesi yaparak izleyici kitlesiyle başbaşa...
Evlilik programlarinin sıkıcı hale gelmesi rakip kanalların da isine gelerek yine kadini tema alan programlarin yayimlanmasi kacinilmazdi...
Gündüz kusagi programlarinda atv fox flas tv bu sene de evlilik programlarinin devam ettirirken show tv ise gecen sene ki programina son vererek bana herşey yakisir adli moda programini yayina sürdu.Kanal d de show tv den esinlenerek ayni formatta olan Bugun ne Giysem adli programi yayina surdu...
Kanal d ile Show tv ayni formati islese de farkli yayin saatleriyle izleyicilere 2 kanal arasinda mekik dokutuyor...Gunde ortalama 10 saat tv karsisinda duran Turk halki ise bu durumdan hicte sikayetci degil...Aksine gunun farkli saatlerinde olmasi izleyici icin araliksiz bir tv keyfi demektir...
Oncelikle Show tv nin progrogrami Bugun ne Giysem i ele alalim.Program geregi yarismaya katilan yarismacilarin kendilerine verilen bir miktar parayla kendilerine elbise alarak ve kndilerine ozel bakim yaparak degerl jurinin karsisina cikarak kendilerini begendirmeye calisiyorlar...Juri uyeleri ise ulkenin hatta dunyanin onde gelen isimlerini barindiriyor...
Kanal d nin programi Bana Hersey Yakisir'da ise 5 yarismaci kendilerine verilen 750 tl ile harikalar yaratip kendilerini muhtesem bir gorunuse sokmak...
Genel olarak bu iki programin amaci bunlardan ibaret.
Şahislarina munhasir juri uyelerinin durum degerlendirmeleri ulke gundemini tartisircasina bir izlenim birakiyor.Hakan Akkaya,İvana Sert,Nur Yerlikaya,Uğurkan Erez'den ibaret olan Bugun Ne Giysem in jüri uyeleri ile Bana Hersey Yakisir'in degerli sunucusu ünlü modacı Cengiz Abazoğlu nun yarismaci adaylarini yorumlayip biz izleyiciler icin modanin inceliklerini ögreniyoruz.Cengiz abinin cana yakin elestirileri izleyenlerde birazcik bir tebessum tadi birakiyor.Oysaki diger yarismamiz Bugun ne giysem in jurisi genel juri kulturunun degerlerinin biraz ustundeki elestirileriyle ortam icerisinde hararet olusturarak reytinglerin de pozitif yonde isinmasina sebep oluyor...
Sonuç olarak Türk izleyicisi tv kültürünün her durumuna adapte olmuş ve öğle kusaginin tüm nimetlerini icerisine hapsederek kendilerine tv karsisinda zorlu gorevleri tamamlamayi bir borç biliyorlar...
Bir bas belasi olan ogle kusagi programlarinin simdiki versiyonlarin moda sekulerinde olmasi ogle kusak izleyicileri icin farkli bir tat veriyor.
Uyari olarak ta migren agrisiyla problemi olanlar lutfen izlemesin...






